Vocabulary

She's absolutely delighted.
Gerçekten çok seviniyor.

He's over the moon.
Bulutların üzerinde.

I'm (dead) chuffed.
Çok mutluyum.

He couldn't be happier.
Daha mutlu olamazdı.

We're very pleased.
Biz çok memnunuz.

She's on cloud nine.
Havalara uçuyor.

I'm having a whale of a time.
Çok iyi vakit geçiriyorum.

He's loving every moment of it.
Her anından büyük mutluluk duyuyor.

She's having the time of her life.
Hayatının en mutlu anını yaşıyor.

We're (most) satisfied.
Çok hoşnut kaldık.

Followers