Vocabulary

You're having me on.
Beni işletiyorsun.

You're pulling my leg.
Benimle kafa buluyorsun.

That's a bit of an exaggeration.
Bu biraz abartılmış.

That's an outright lie.
Bu apaçık bir yalan.

That's a pack of lies.
Bir çuval dolusu yalan.

That's a fishy story.
Bu bir palavra / hikaye.

What you're saying is libellous.
Söylediğin tam bir iftira.

A half-truth
Yarı gerçek

That's a fib
Bu bir beyaz yalan

That's stretching the truth a bit.
Bu gerçeği bir parça çarpıtmadır.

Followers