Vocabulary

No doubt the Joneses will be there.
Joneslar'ın orda olacağına hiç şüphe yok.

It's unlikely that she'll come now.
Onun şimdi gelme olasılığı düşük.

I bet / you can bet (that) they'll be late.
Bahse girerim / bahse girebilirsiniz ki geç kalacaklar.

I imagine (that) it'll be busy.
Meşgul olacağını sanıyorum.

The chances are that he'll win.
Onun kazanacağını zannediyorum.

There's no chance of them coming now.
Gelme şansları hiç yok.

In all probability, it will be raining.
Büyük bir olasılıkla yağmur yağacak.

My guess is that she'll lose.
Tahminim kaybedecek.

There's just a chance that it will work.
Bir ihitmal çalışabilir.

I wouldn't be surprised if it rained.
Yağmur yağarsa şaşırmam.

Followers