9 Ağustos 2010 Pazartesi

İngilizce Pratik İfadeler - Yaşlılık - Orta

old and wise
yaşlı ve bilge

over the hill
gençliğini geride bırakmış

past it
ondan geçmiş

pushing ninety
doksana yakın

in her nineties
doksanında

a pensioner / OAP / senior citizen
emekli / kıdemli

getting a bit long in the tooth
yaşını başını almış

in my twilight years / second childhood
ölmeden önceki yıllar / ikinci çocukluk

losing her marbles / going senile
aklını kaçırmak / bunamak

an old codger / an old biddy
antika adam / yaşlı cadı